Makaleler:
  • Türk Ticaret Kanununun 23. Maddesinde sözü edilen ve ticari... (Devamı)
  • Ticaret ve Sanayi odası üyelerimizin hemen hepsi  ticari hayatl... (Devamı)
  • TÜRKİYE'DE Hukuk ÖĞRETİMİ      ... (Devamı)
  • ÜLKEMİZDE HUKUKUN* VİCDAN VE AHLAK SORUNU   ... (Devamı)
  •   Ceza Yargılamasında İstinaf-Adalet Bakanlığı Tasarılarının Değ... (Devamı)
  • ALACAĞIN TEMLİKİ I. Giriş Alacağın temliki, borç iliş... (Devamı)
  • Prof. Dr. M. Kamil Yıldırım Marmara Üniversitesi Hukuk Fakült... (Devamı)
Alacağın Temliki PDF Yazdır E-posta
ALACAĞIN TEMLİKİ

I. Giriş
Alacağın temliki, borç ilişkisinden doğan belli bir talep hakkının devrine yönelik olarak, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında, borçlunun rızasını aramaksızın yapılan ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir sözleşmedir. Temlik ile alacaklı değişir ve alacak, temlik alan üçüncü kişiye geçer. Bu andan itibaren, borcun ödenmesini istemek hakkı da yeni alacaklıya geçer.

Borçlar Hukukumuzun düzenlemesine göre, borçlunun rızasının alınmasına veya borçluya bilgi verilmesine gerek olmaksızın alacaklı, üçüncü bir şahsa alacağını temlik edebilir.

Temlik esas itibariyle yeni alacaklıya fon aktarımını amaçlayan bir işlemdir. Ancak temlik, alacağı devralana bir teminat (garanti) sağlama amacına da yönelik olabilir.

Alacağın temlikinin geçerli olabilmesi için;

Bir alacağın mevcudiyeti,

Sözleşmeye bağlanması,

Temlik edenin tasarrufa yetkili olması,

Temlikin yasaklanmamış olması,

gereklidir.

Alacağın temliki bir akittir. Bu nedenle yalnız temlik edenin tek taraflı iradesiyle meydana gelmez, alacağı temlik alanın da (temellük edenin de) açık ya da örtülü (zımni) kabulü gerekir.

Temlik akdi şekle bağlıdır. Yazılı şekilde yapılmadıkça alacağın temliki muteber olmaz. Temlik senedinde yalnızca temlik edenin imzasının bulunmasıyla şekil şartı yerine getirilmiş olur.

II. Temlik Konusu Alacak
Kural olarak her çeşit alacak temlik edilebilir. Yalnız mevcut alacaklar değil, doğacak alacaklar da yeterince belirlenmiş ya da belirlenebilir olmak kaydıyla temlik edilebilir. Şarta bağlı bir alacak, şartın gerçekleşmesinden önce temlik edilebileceği gibi, vadeli bir alacak da vadeden önce temlik edilebilir. Doğmamış bir alacak temlik edildiği takdirde, asıl alacaklıya ne zaman ödenecek idiyse, temlik edilene de aynı şekil ve şartta ödenir. Doğmamış bir alacağın temlikinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, alacağın temlik edenin şahsında doğacak olmasıdır. Örneğin, kira alacaklarını temlik eden bir mal sahibi, daha sonra bu taşınmazını sattığı takdirde, ileriye doğru yapılan bu temlik yeni malsahibi açısından geçersiz olacaktır.

Alacağın temlikinde, borcu doğuran ilişkinin kendisi değil, bu ilişkiden doğmuş alacakların temliki sözkonusudur. Bu nedenle bir alacağın mutlaka tamamının temliki gerekmez, kısmi temlik de mümkündür. Yanı sıra temlik eden, aynı borçludan olan alacaklarından bazılarını da temlik edebilir.

Temlik alan, temlik edilen alacak ile birlikte temlik edenin şahsına bağlı olanların dışındaki rüçhan hakları ve diğer yan (fer’i) hakları da devir almış olur. Temlik ile birlikte devir olan fer’i haklara örnek olarak; faiz, alacağı teminat altına alan rehin hakkı ile kefile karşı olan hakları gösterebiliriz.

Bir borç ilişkisine bağlı alacak hakkının temliğe elverişli olmaması istisnai bir durumdur. Bu istisnai durum; yasadan, sözleşmeden veya işin niteliğinden ileri gelebilir. Yasa gereği temlik edilemeyecek alacaklara örnek olarak; iş sahibinin hizmet borcu, ariyet alan kimsenin veya hasılat kiracısının sözkonusu malı kullanma hakları, nişanın bozulması halinde manevi tazminat hakkını gösterebiliriz. Sözleşme gereği temlik edilemiyecek alacaklar ise, tarafların aralarında düzenlenen sözleşme ile temliki açıkça yasaklamaları halidir. İşin niteliği gereği temlik edilemiyecek alacaklar ise; vekilin müvekkiline iş yapma borcu, kocanın karısının aile masraflarına iştirak etmesini isteme hakkı, bir cari hesaba kaydedilen alacak, ortağın ortaklığın defterlerini inceleme hakkı, temlik edilemez.

III. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Temlik senedinde, temlik edilen alacağın ne olduğu yeteri kadar açıklıkla belirtilmiş olmalıdır. Temlik tarihinin senede yazılması, bu tarihten sonra yapılacak diğer temliklere göre öncelik kazanmak açısından önemli olacağından, hangi tarihte alacağın temlik edildiğinin belirtilmesi gerekir.

Alacağın temlik işleminin tamamlanması için borçluya ihbarı şart değildir. Bununla birlikte temlikin önceki alacaklı veya temlik alan tarafından borçluya ihbar edilmesinin, borçlunun temlikten habersiz olarak iyiniyetle borcunu önceki alacaklıya; aynı alacak üzerinde birden fazla temlikin mevcudiyetinde, önceki temlikler dururken sonra gelene ödemesi halinde borçtan kurtulma tehlikesi vardır. Bu nedenle temlik alındığında borçluya ihbar edilmelidir.

Temlikin geçerliliği, temlik konusu alacağı ispata yarayan belgelerin temlik alana verilmesine bağlı değildir. Temlik senedi yalnız başına alacağın devri için yeterlidir. Bununla beraber temlik alan, Borçlar Kanununa göre alacağı ispata yarayan belgeleri, önceki alacaklıdan istemeye yetkilidir.

Temlik borç doğuran bir işlem değildir; çünkü herhangi bir alacak doğurmaz. Alacağın temliki, bir alacağı temlik edenin malvarlığından, temlik alanın malvarlığına aktaran tasarruf işlemidir. Bu nedenle temlik eden kimsenin temlik ettiği alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip bulunması zorunludur. Temlik eden; mümeyyiz küçük veya kısıtlı ise temlik işlemiyle malvarlığı doğrudan doğruya bir kayba uğrayacağından, yasal temsilcisinin izin veya onayı (icazetine) gereklidir.

IV. Temlikin Hükümleri
Alacağın temlikinin hükümlerini temlik edenin, temlik alanın ve borçlunun hukuki durumu olmak üzere üç başlık altında incelemek mümkündür.

1. Temlik Edenin Hukuki Durumu
Temlik sonucunda, temlik edene ait bir alacağın bir başkasına (temlik edilene) geçişi sağlanır. Temlik edenin devrettiği alacak nedeniyle sorumluluğu; temlikin karşılıklı (ivazlı) veya karşılıksız (ivazsız) olmasına ya da bu hususta anlaşma bulunmasına göre Borçlar Kanununda farklı şekilde ele alınmıştır.

Temlik ivazlı ise (karşı edimli), temlik eden Borçlar Kanunu’na göre alacağın temlik zamanında mevcut olmasından sorumludur. Alacağın; temlik anında hiç olmamasından, temlik senedinde belirtilen şekilde varolmamasından, dava edilebilir olmamasından, temlik edenden başkasına ait olmasından temlik eden sorumlu tutulur.

 

Alacak kısmen varsa, temlik edilen ancak alacağın varolmayan bölümünü karşılayacak bir tazminat isteyebilir. Temlik edenin sorumluluğu; temlik edilenin bu talebinden vazgeçmesi veya temlik edilen alacağın varolmadığını bilmesi, yahut bilmesi gerekmesi ve nihayet alacağın hukuken şüpheli olarak devredilmesi hallerinde sona erer. Temlik edenin, borçlunun ödeme gücünden de sorumlu tutulabilmesi için, bu hususun sözleşme ile kararlaştırılması, ya da temlik senedinde yer alması gerekir. Temlik edenin bu sorumluluğu kural olarak sadece temlik edilen karşısında mevcuttur.

Temlik ivazsız ise (bir karşı edim alınmaksızın yapılmışsa) temlik eden alacağın varolmamasından da sorumlu değildir.

Temlik eden; temlik edilene, alacak senedini veya alacağı ispata yarayan tüm belgeleri teslim edip, bu alacağın tahsil edilebilmesi için gerekli bilgileri vermek zorundadır.

2. Temlik Edilenin Hukuki Durumu
Temlik edilen asıl alacağa bağlı olan yan (fer’i) haklar ve öncelik (rüçhan) hakları da temlik işlemi sonucunda temlik edilene geçer. Yeni alacaklıya geçecek yan hakların başında alacağa bağlı teminatlar gelir. Rehin ve kefalet bu suretle yeni alacaklıya geçecek başlıca teminat biçimleridir.

Alacağın faizleri de (birikmiş ve temlikten itibaren işleyecek faizler) alacağa bağlı yan haklardır. Bunlar da temlikle birlikte yeni alacaklıya geçer.

Temlik esnasında gerçekleşmemiş cezai şartı talep hakkı, temlikten itibaren yeni alacaklınındır.

Temlik edenin şahsına bağlı olan rüçhan (öncelik) hakları yeni alacaklıya geçmez.

3. Borçlunun Hukuki Durumu
Temlik işlemi borçlunun rızasına bağlı olmamakla birlikte, temlik işlemi sonunda borçlunun alacaklısı değişmiş olması nedeniyle, öncekinden daha kötü duruma düşmemesi için, yasa koyucu borçluyu koruyucu aşağıda özetlenen bazı hükümler getirmiştir.

Borçlu; temlikten haberi olmaksızın, önceki alacaklıya veya ardı ardına yapılmış temliklerde sonraki alacaklıya ödemede bulunursa, borcundan kurtulmuş olur. Ancak, temlik borçluya ihbar edilmiş ise, önceki alacaklıya yaptığı ödemeleri, temlik alana karşı ileri süremez.

Borçlu, temlik dolayısıyla taraflar arasında (temlik eden ile temlik edilen) anlaşmazlık doğması halinde, borcunu mahkemeye yatırarak borcundan kurtulabilir.

Borçlu; temliğe istinaden kendisinden ödeme talebinde bulunan şahsa karşı, temliğin geçerli olmadığını ileri sürerek ödemede bulunmayabilir.

Borçlunun, alacaklı nezdinde ayrıca doğmuş bir alacağı varsa, buna dayanarak temlik edilene karşı takas beyanında bulunabilir.

Borçlu, temlik edene karşı ileri sürebileceği bütün itiraz ve defileri, temlik alana karşı da ileri sürebilir. Örneğin; ehliyetsizlik veya irade fesadı nedeniyle alacağın doğmasına engel olan sebepleri, borcun nakli sebebiyle borcundan kurtulduğunu, sözleşmenin ifa edilmediğini beyan ederek borcu ödemekten kurtulabilir.