Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı
için resmen başvurduktan sonra kamuoyuna nasıl bir cumhurbaşkanı
olacağını tarif etti. Gül, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sık
sık başta laiklik olmak üzere anayasa hükümlerine atıfta bulunup
bunlara bağlılığını vurgularken, "tüm kurumların hassasiyetlerini
bildiğini" ve seçilirse kurumlar arasındaki uyumu en iyi biçimde
sağlamanın temel görevi olacağını kaydetti. Gül, kendisine randevu
vermeyen CHP'ye de "Onlar bana oy verse de vermese de CHP ile de yakın
işbirliği içinde olacağım" mesajı gönderdi.
DERİN DÜŞÜNDÜM:
Seçim meydanlarının mesajını görmezlikten
gelemem demiştim. Hepimizin sözlerimizin arkasında olmamız gerekir.
Sözümüzü de yerine getirmek için tabi ki, seçim sonrası derin şekilde
düşündüm. Başta genel başkanımız olmak üzere partimizdeki arkadaşlarla
ve yetkili kurullarla istişarede bulunduktan sonra adaylığımızı koyma
kararı verdim. Millete verdiğim söz gereğince anayasadan aldığım güç ve
hakla bu müracaatı gerçekleştirdim.
KILAVUZUM ANAYASA:
Bu
yüce makamı temsil etmenin sorumluluklarının tam bilincindeyim. Milli
iradenin temsilcisi olan TBMM, şayet beni bu makama layık görürse
görevimi yerine getirirken bütün ilkem ve önceliğim Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası'nı takip etmek olacaktır. Anayasa kılavuzum olacaktır.
İLKEM TARAFSIZLIK:
Anayasamızın
ne olduğunu çok iyi biliyorum. Temel ilkeleri ilk dört maddede
yazılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve
adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
devletidir. Bu ilkeleri korumak ve güçlendirmek temel hedefim
olacaktır. Cumhurbaşkanı Türk milletinin birliğini temsil etmektedir.
Şayet göreve gelirsem bu ilkeden hareket edeceğim. Tarafsızlık
kesinlikle ilkem olacaktır.
FARKLI DÜŞÜNCELERE SAYGI
Bütün
vatandaşları kucaklayacağım. En farklı düşünceleri de kucaklayacağım.
Kendimi onların yerine koyacağım. Bundan kimsenin tereddüt etmemesini
özellikle rica ediyorum. Çünkü cumhurbaşkanı siyasetin dışında
olacaktır ve siyaseti bırakacaktır. Bütün sivil toplum kuruluşlarının
görüşlerini dinleyeceğim.
HEPSİ GERİDE KALDI:
Hakkımda
pek çok yorum yapıldı. Hepsini iyi niyetli görüyorum. Hepsi geride
kalmıştır benim için. Türkiye açık bir toplumdur. Bu büyük bir
servettir. Tüm görüşlerin yazılması ve çizilmesini açık toplumun gereği
olarak görüyorum. Hepsini geride bıraktım.
KİMSE KAYGI DUYMASIN:
Anayasanın
eksiksiz uygulanması temel hedefimdir. Laikliğin korunması temel
ilkelerimden birisidir. Bu konuda kimsenin kaygı duymasına gerek
olmadığı düşüncesindeyim. Bunun korunması için ne gerekiyorsa bu çaba
gösterilecektir.
KURUMLAR ARASI UYUM:
En önemli, en
hayati toplantılarda, görevlerde bulundum. Tüm kurumların hassasiyetini
biliyorum. Bütün gayretim ülkemizi milletimizi devletimizi güçlendirmek
olacaktır. Şayet seçilirsem, bu kurumlar arasındaki uyumun en iyi
biçimde sağlanması benim temel görevim olacaktır. Hedefim, görevim ve
çabam modern Türkiye'nin kurucusu Atatürk'ün bize gösterdiği çağdaş
medeniyetler seviyesinin üstüne Türkiye'yi çıkarmak olacaktır.
ALLAH MAHÇUP ETMESİN:
Eğer
seçilirsem, TBMM büyük sorumluluk arz eden bu onurlu göreve beni
seçerse tam bir tarafsızlık içinde bütün vatandaşları koruyup
kucaklayarak titizlik içinde anayasanın rehberliğinde görev yapacağımı
herkesin bilmesini istiyorum... Allah mahcup etmesin diyorum.
|
|